

Haber, çalışmanın detaylarını anlatarak devam ediyordu. Gül tüm yazıyı ilgiyle okudu. “İnsanlık kulak tıkadığı çığlıkların yerine sözlerle karşılaştığında, dinlemeye başlayacak.” cümlesini yüksek sesle tekrarladı. Cümle, Gül’ün içinde, çocukluğundan beri sızlayan bir yaraya dokunmuştu. Tüm hayatı boyunca destek verdiği hayvan özgürlüğü mücadelesinin kökten bir değişime uğrayacağını hissediyor, bunun bir parçası olmak istiyordu. İçi umut ve huzurla doldu. Yatağına gitti. Derin, rüyasız bir uykuya daldı.
Bir hafta sonra, o her şeyi değiştirecek olan ekibin önünde duruyordu. Şahin Demir, ekip üyelerinin ortak dili olduğu için, İngilizce olarak Gül’ü tanıtmaya başladı:
“Arkadaşlar, sizi Prof. Dr. Gül Öz ile tanıştırayım, kendisi ekibimize katılmak için anavatanım Türkiye’den geldi, sosyoloji ve psikoloji alanlarında yadsınamayacak başarılara sahiptir. Son on yıldır daha çok hayvan-insan iletişimi ve bunun sosyolojik temelleri üzerine çalışmıştır. Çalışmamızın ahlaki açıdan hesaplayamadığımız olumsuz yanlarını onun rehberliği sayesinde bertaraf edebileceğimize inanıyorum.”
Gül, utanarak kabul etti övgüleri:
“Çok teşekkür ederim Bay Demir, burada olmak benim için büyük mutluluk ve onur. Bu çalışmanın ereğine varabilmesi için elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz.”
Prof. Dr. Gül Öz ile tamamlanan ekip, çalışmanın temelini oluşturan dil öğretim sürecine başladı. Zekâ testlerinde yüksek başarı gösteren 12 karga seçildi. Öncelikle kargalara sembol ile nesne arasında bağ kurmayı öğrettiler. Üç yılın sonunda kargalar 350 sembol-nesne karşılığını öğrendiler. Sonraki aşamada semboller daha soyut simgelere dönüştürüldü. Onlara basit bir dil öğretilmişti. Dilbilimciler bu basit dili temel alan, kargaların zihin yapısına uygun ve tüm ayrıntısıyla insanların konuştuğu dilin eşdeğeri olan bir dil geliştirdiler. Engelliler için geliştirilen sistem o zaman kullanılmaya başladı. Kargalara öğretilen simgesel dil, sistem tarafından karganın beynine aktarılıyor, verdiği karşılık işleniyor ve yeniden hayvana yönlendiriliyordu. Bu geri besleme sayesinde öğrenme, beklenilenden daha hızlı ilerledi. Çalışmanın başlangıcından on yıl sonra kargaların neredeyse tamamı karmaşık dilin yapısını ve sözcük dağarcığını anlaşılabilir düzeyde öğrenmişti.
Çalışma ilerlerken dünyada da değişimler hızla sürmekteydi. Birçok ülkede benzer girişimler vardı. Başarısız olanları ve kötü niyetle yapılanları toplumda tepki yaratmaya yetti. Tepki çığ gibi büyüdü. Kökten dinci birçok grup bunun Tanrı’nın işine karışmak olduğunu söyledi, tüm hayvanlar ve bitkiler insana hizmet için yaratılmıştı onlara göre. Hayvanın konuşması ve kendi hakkını savunması dünyanın dengesini bozabilirdi. Endüstriyel hayvancılık sektörünün devasa şirketleri bu deneyleri karalamak için kampanyalar başlattı. Mezbahalarda kesilirken, sirklerde eğitilirken veya kürkü için avlanırken acı çeken hayvan videolarına cevaben “konuşturma” deneylerinde garip sesler çıkaran hayvanları gösteren, korku filmlerinden fırlamış sahnelerle dolu deney videoları yayınlandı internette. Her şey hakkında bilgisi olan köşe yazarları alaycı yazılar yazdı. Saatlerce konuşulup hiçbir şey söylenmeyen televizyon programları yapıldı. Ya dalga geçilip etkisi azaltılmaya çalışılıyordu ya da nefretle kınanıyordu deneyler. Hayvan hakları savunucuları, veganlar ve vejetaryenlerden oluşan küçük bir grup dışında herkes bu çalışmaların kötücül yanına bakıyordu. Felaket tellalları avazı çıktığı kadar bağırıyordu.
Dünya böylesine çalkalanıp dönerken ekip ümitle ve özveriyle çalışmaya devam ediyordu. Bu ümidi diri tutan en önemli etken Denek 9’du. Denek 9, diğerlerinden daha hızlı sonuç veriyordu. Ekip ona “Fri” ismini taktı. Fri müthiş bir hızla öğreniyor ve öğrendikleri arasında bağımsız seçimler yaparak ekip üyeleriyle bunlar üzerine sohbet edebiliyordu. Zamanla, bir “kişilik” oluşmaya başladı Fri’de. En iyi Gül ile anlaşıyordu. Bu çalışmadan bilimsel bir veri elde etmeyi amaçlamayan tek bilim insanı oydu çünkü. Gül, Fri’yi bir birey olarak görüyor, gelişimini yönlendirmek ve bundan sonuç almak değil onunla paylaşımda bulunmak istiyordu. Fri bunu farkediyor ve onun yanında kendisini daha rahat ifade ediyordu.